SPL – Yatırım Kuruluşları – Deneme Sınavı

Yatırım Kuruluşları sınavı 25 sorudan oluşur. Geçme notu 50’dir. Yanlış cevaplar doğruları götürmez. Her soru 4 puandır.  Güncel sınav konu anlatımlarını, başvuru detaylarını ve diğer içerikleri incelemek için mufettis.org sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Başarılar dileriz. Geniş Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Meslek Kuralları – Konu Anlatımı ve Çözümlü Sorular ×...

28 Mayıs 2026 yayınlandı / 28 Mayıs 2026 18:29 güncellendi
62 dk 30 sn 62 dk 30 sn okuma süresi
13 13 kez okundu
SPL – Yatırım Kuruluşları – Deneme Sınavı
0 Yorum

Yatırım Kuruluşları sınavı 25 sorudan oluşur. Geçme notu 50’dir. Yanlış cevaplar doğruları götürmez. Her soru 4 puandır.  Güncel sınav konu anlatımlarını, başvuru detaylarını ve diğer içerikleri incelemek için mufettis.org sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Başarılar dileriz.


Soru 1
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca yatırım kuruluşları tarafından yürütülen yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinin kapsamı dikkate alındığında, aşağıda yer alan ifadelerden hangisi tamamen doğrudur?

A) Yatırım kuruluşunun genel nitelikteki piyasa yorumlarını ve herkes için hazırlanan bültenleri müşterilere sunması doğrudan yatırım danışmanlığı faaliyeti kapsamında kabul edilir.
B) Halka arzda yüklenimde bulunmaksızın satışa aracılık yönteminde, halka arz süresi sonunda satılamayan tüm sermaye piyasası araçlarının finansal riski yatırım kuruluşuna ait olur.
C) Yatırım kuruluşunun kendi kaynaklarını kullanmak suretiyle kendi adına ve kendi hesabına gerçekleştirdiği sermaye piyasası aracı alım satımları portföy aracılığı olarak adlandırılır.
D) Emirlerin alınması ve iletilmesi faaliyetinde aracı kurum, müşteriden aldığı talebi borsaya iletmekle kalmayıp işlemin piyasada kesin olarak gerçekleşmesini sağlamakla yükümlüdür.
E) Bireysel portföy yöneticiliği faaliyetinde, portföye dahil edilecek veya portföyden çıkarılacak sermaye piyasası araçlarının seçimine ilişkin nihai kararı her seferinde müşteri verir.

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: C)

Açıklamalı Çözüm: Sermaye Piyasası Kanununun 4. maddesinde düzenlenen yatırım hizmetleri ve faaliyetleri incelendiğinde, C şıkkında yer alan ifade kanunun tanımıyla tamamen örtüşmektedir. Kurumun kendi nam ve hesabına, kendi kaynaklarını riske ederek yaptığı alım satım işlemleri uygulamada portföy aracılığı olarak nitelendirilir. Diğer şıkların hatalı olma nedenleri ise şu şekildedir: A seçeneğinde belirtilen genel nitelikteki piyasa yorumları yatırım danışmanlığı sayılmaz; bu faaliyetin en ayırt edici özelliği tavsiyenin tamamen kişiye özel olmasıdır. B seçeneğinde, yüklenimde bulunmaksızın yapılan aracılıkta (en iyi gayret aracılığı) satılamayan paylar ihraççıda kalır ve aracı kurum herhangi bir satın alma riski üstlenmez. D seçeneğinde, emirlerin alınması ve iletilmesi faaliyetinde yatırım kuruluşu yalnızca bir aracıdır ve işlemin piyasa koşullarına göre gerçekleşip gerçekleşmemesi kuruma bir sorumluluk yüklemez. E seçeneğinde ise bireysel portföy yöneticiliğinde varlık alım satım kararları müşteri adına doğrudan profesyonel portföy yöneticisi tarafından alınır ve uygulanır.


Soru 2
Sermaye piyasasında gerçekleştirilen halka arz işlemlerinde, ihraççı şirket ile aracılık görevini üstlenen yatırım kuruluşu arasındaki risk paylaşımı ve finansal taahhütler büyük önem arz etmektedir. Halka arzda satışa aracılık türleri olan aracılık yüklenimi (yüklenimde bulunarak satışa aracılık) ile en iyi gayret aracılığı (yüklenimde bulunmaksızın satışa aracılık) karşılaştırıldığında, aşağıdakilerden hangisi doğru bir değerlendirmedir?

A) En iyi gayret aracılığı yönteminde yatırım kuruluşu payların tamamının satılacağını ihraççı şirkete kesin olarak garanti ederken, aracılık yükleniminde finansal risk paylaşımı tamamen piyasa koşullarına bırakılır.
B) Aracılık yüklenimi yönteminde halka arz süresi sonunda satılamayan paylar doğrudan sermaye azaltımı yoluyla iptal edilirken, en iyi gayret aracılığında kalan payların mülkiyeti yatırım kuruluşuna geçer.
C) En iyi gayret aracılığında tüm finansal satış riski ihraççı şirkete aitken, aracılık yükleniminde yatırım kuruluşu satılamayan payları satın almayı taahhüt ederek finansal riski kendi üzerine alır.
D) Her iki aracılık türünde de yatırım kuruluşu halka arz edilen payların piyasa değerini korumak amacıyla satılamayan tüm finansal varlıkları ihraççı şirket ile ortak bir havuzda fonlamak zorundadır.
E) Aracılık yükleniminde yatırım kuruluşu payların satılması için sadece azami çaba göstereceğini taahhüt eder ve talep gelmeyen payların ihraççı şirkete iade edilerek halka arzın iptal edilmesini sağlar.

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: C)

Açıklamalı Çözüm: Sermaye piyasası araçlarının halka arz yoluyla satışında uygulanan iki temel yöntem arasındaki en belirgin fark, finansal riskin kimin üzerinde kaldığıdır. Yüklenimde bulunarak satışa aracılıkta (aracılık yüklenimi), yatırım kuruluşu ihraççıya satış garantisi verir ve satılamayan payları kendi kaynaklarıyla satın alarak tüm finansal riski üstlenir. Yüklenimde bulunmaksızın satışa aracılıkta (en iyi gayret aracılığı) ise yatırım kuruluşu sadece payların satılması için azami çabayı göstereceğini taahhüt eder; satılamayan paylar ihraççı şirkete iade edilir veya mevzuat uyarınca iptal edilir, bu nedenle finansal satış riski tamamen ihraççı şirkete aittir. C şıkkında bu ayrım tam ve doğru bir şekilde ifade edilmiştir.


Soru 3
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca yatırım kuruluşlarının tanımı, yürütülebilecekleri faaliyetler ve yan hizmetlerin yasal çerçevesi dikkate alındığında, aşağıda yer alan ifadelerden hangisi tamamen doğrudur?

A) Portföy yönetim şirketleri ile kolektif yatırım kuruluşları kanunen yatırım kuruluşu statüsünde yer aldığından, SPKn’nın 38. maddesindeki yan hizmetlerin tamamını ek bir kurul yetkilendirmesi olmaksızın serbestçe yürütebilmektedir.
B) Yatırım kuruluşları tarafından hazırlanan şirket analizleri ile genel nitelikteki piyasa yorumlarının, belirli bir müşterinin mali durumu ve risk tercihi dikkate alınmaksızın sunulması durumunda dahi bu faaliyet doğrudan yatırım danışmanlığı faaliyeti kabul edilir.
C) Aracılık maliyeti ve ihraççıya ödenen komisyon oranı daha düşük olan en iyi gayret aracılığı modelinde, ihraççı şirket açısından fon toplama kesinliği en üst düzeyde olup halka arz sürecindeki finansal belirsizlik tamamen ortadan kaldırılmaktadır.
D) Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca sadece aracı kurumlar ve bankalar yatırım kuruluşu olarak tanımlanmış olup, kişiye özel olmayan araştırma raporları ve genel yatırım tavsiyeleri sunulması kanunun 38. maddesinde düzenlenen yan hizmetler arasında sayılır.
E) Yatırım işlemlerinin finansmanı amacıyla müşterilere kredi verilmesi veya ödünç sermaye piyasası aracı sağlanması faaliyetleri, tamamlayıcı nitelikte olmalarından ötürü kanunun 4. maddesindeki temel yatırım hizmetleri kapsamında değerlendirilir.

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: D)

Açıklamalı Çözüm: Sermaye Piyasası Kanunu’na göre sermaye piyasasında yatırım kuruluşu sıfatına haiz olan kurumlar yalnızca aracı kurumlar ve bankalardır. Portföy yönetim şirketleri veya kolektif yatırım kuruluşları bu tanımın dışındadır. Yatırım kuruluşlarının temel faaliyetlerine ek olarak sunabildikleri tamamlayıcı nitelikteki yan hizmetler ise kanunun 38. maddesinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda yer alan yatırım araştırması, finansal analiz ve genel yatırım tavsiyeleri, kişiye özel bir nitelik taşımadığı müddetçe yan hizmet olarak kabul edilir. Bu nedenle D şıkkı tam ve doğru bir ifadedir. Diğer şıkların hatalı olma nedenleri ise şöyledir: A seçeneğinde portföy yönetim şirketleri yatırım kuruluşu değildir. B seçeneğinde genel nitelikteki piyasa yorumları yan hizmettir, yatırım danışmanlığı sayılması için tavsiyenin kişiye özel olması gerekir. C seçeneğinde fon toplama kesinliğinin yüksek ve finansal belirsizliğin sıfır olduğu model en iyi gayret aracılığı değil, aracılık yüklenimidir. E seçeneğinde ise kredi ve ödünç verme işlemleri kanunun 4. maddesindeki temel yatırım faaliyetleri arasında değil, 38. maddedeki yan hizmetler arasında yer alır.


Soru 4
Kısmi yetkili bir aracı kurum olan Hedef Yatırım Menkul Değerler A.Ş., yeni geliştirdiği yapay zeka destekli mobil yatırım uygulaması üzerinden müşterilerine hizmet sunmayı planlamaktadır. Uygulama kapsamında; sisteme kayıt olan kullanıcıların risk-getiri profilleri algoritmik olarak analiz edilmekte, bu analiz sonuçlarına göre sadece ilgili kullanıcıya özel model portföy önerileri üretilmekte ve kullanıcının ekran üzerinden onay vermesi halinde bu emirler işlem gerçekleştirilmek üzere doğrudan borsaya iletilmektedir. Aynı zamanda şirket, bu uygulama bünyesinde sunacağı araştırma analizi ve finansal raporlama faaliyetlerine yönelik Kurula yazılı bildirimde bulunmuş, ancak yasal süreci beklemeden bildirimin 12. iş gününde ilgili modülü fiilen devreye almıştır. Kıdemli iç denetçi tarafından gerçekleştirilen uyum denetiminde bu sürecin mevzuata uygunluğu incelenmiştir. Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili düzenlemeler dikkate alındığında, iç denetçinin hazırlayacağı denetim raporunda yer alması gereken en doğru hukuki tespit aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yapay zeka modülü üzerinden kişiye özel analizlerle sunulan model portföy önerileri genel yatırım tavsiyesi niteliğinde bir yan hizmet sayıldığından kurumun kısmi yetki grubu kapsamında bu faaliyeti yürütmesinde bir sakınca yoktur ancak araştırma analizi yan hizmetine yasal 20 iş günlük Kurul görüş süresi dolmadan başlanması operasyonel bir mevzuat ihlalidir.
B) Kullanıcının her işlem öncesinde onay veriyor olması bu faaliyeti bireysel portföy yöneticiliği sınırları dışına çıkararak yatırım danışmanlığı niteliğine büründürmektedir; dolayısıyla kurumun bu faaliyeti yürütebilmesi için ilgili yetkiyi alması şart olup, tamamlayıcı nitelikteki araştırma analizi hizmetine Kurulun 20 iş günlük yasal görüş süresi dolmadan başlanması da net bir ihlaldir.
C) Sistem tarafından otomatik üretilen emirlerin doğrudan borsaya iletilmesi faaliyeti portföy aracılığı kapsamında değerlendirildiğinden kurum doğrudan geniş yetkili kurum statüsüne geçmiş sayılır; bu nedenle hem asgari özsermaye yükümlülüklerinin ihlal edildiği hem de yan hizmetler için öngörülen 20 iş günlük bekleme süresine riayet edilmediği rapordu belirtilmelidir.
D) Uygulamanın risk profiline göre kişiye özel fon ve hisse senedi dağılımı önermesi bireysel portföy yöneticiliği faaliyeti kapsamında değerlendirilmelidir; ancak müşterinin onay mekanizmasının sisteme dahil edilmiş olması kurumun finansal sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırdığı için 20 iş günlük yan hizmet bekleme süresinin ihlal edilmiş olması rapordaki tek bulgudur.
E) Mobil uygulama aracılığıyla müşterilerin hesaplarına doğrudan müdahale edilmeden sadece emir iletimine aracılık yapılması kurumun işlem aracılığı yetkisiyle tam uyumludur; fakat kişiye özel sunulan raporların finansal analiz kapsamından çıkarak yatırım danışmanlığına dönüşmesi ve yan hizmet bildiriminin üzerinden 20 iş günü geçmeden uygulamaya alınması çift yönlü ihlal doğurur.

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: B)

Açıklamalı Çözüm: Bu olayda iki kritik mevzuat ihlali ve sınır aşımı (compliance breach) bulunmaktadır. Birincisi, bireysel portföy yöneticiliğinde kararlar tamamen profesyonel yönetici tarafından alınır ve uygulanır; ancak senaryoda kullanıcının her seferinde onay vermesi şartı arandığı için bu faaliyet portföy yönetimi değil, yatırım danışmanlığı sınırlarına girmektedir. Mevzuata göre bir tavsiyenin kişiye özel risk ve getiri tercihleri analiz edilerek sunulması, onu genel yatırım tavsiyesi (yan hizmet) olmaktan çıkarıp doğrudan temel bir yatırım hizmeti olan yatırım danışmanlığına dönüştürür. Kurum kısmi yetkili grupta yer alıp bu yetkiye sahip olmadığından burada bir yetki aşımı mevcuttur. İkinci ihlal ise, tamamlayıcı nitelikteki araştırma analizi faaliyeti bir yan hizmettir ve izin gerektirmeyip bildirimle yürütülebilse de mevzuat uyarınca bildirimden itibaren 20 iş günü boyunca Kurulun olumsuz görüş bildirme hakkı saklıdır. Bu yasal 20 iş günlük bekleme süresi dolmadan, 12. iş gününde faaliyete başlanması açık bir mevzuat ihlalidir. Bu iki durumu eksiksiz ve doğru tanımlayan seçenek B şıkkıdır.


Soru 5
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun ilgili maddeleri uyarınca yatırım kuruluşlarının tabi olduğu izin ve bildirim yükümlülükleri ile faaliyet esasları dikkate alındığında, aşağıda yer alan ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Bir yatırım kuruluşunun yan hizmet sunabilmesi için Kurula bildirimde bulunması zorunlu olup, bu bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 20 takvim günü içerisinde Kuruldan resmi ve yazılı bir onay belgesi alınmadığı müddetçe ilgili yan hizmetin sunumuna başlanması hukuken mümkün değildir.
B) Yatırım kuruluşlarının sermaye piyasalarında kendi ad ve hesaplarına, doğrudan kendi portföyleri için gerçekleştirdikleri işlemler, kurumsal sermayeyi riske attığı gerekçesiyle müşteri işlemlerine kıyasla daha kapsamlı ve sıkı bir Kurul ön izin prosedürüne tabi tutulmuştur.
C) 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre, yatırım kuruluşlarının piyasada üstlendikleri operasyonel risklerin tamamen minimize edilmesi amacıyla hem temel yatırım hizmet ve faaliyetleri hem de tamamlayıcı nitelikteki yan hizmetler istisnasız Kurulun ön izin sürecine tabidir.
D) Yan hizmetlerin sunulabilmesi için Kurula yapılan bildirim tarihinden itibaren 20 iş günü içinde Kurul tarafından olumsuz bir görüş beyan edilmedikçe faaliyete başlanabilirken, temel yatırım hizmet ve faaliyetlerinin yürütülebilmesi için Kuruldan önceden izin alınması zorunludur.

E) Kurula yan hizmetler konusunda yapılan bildirimlerin ardından başlayan 20 iş günlük yasal değerlendirme süresi boyunca, yatırım kuruluşunun piyasada yürütmekte olduğu mevcut tüm temel yatırım hizmetleri ve operasyonları Kurul kararıyla geçici olarak askıya alınır.

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: D)

Açıklamalı Çözüm: Sermaye Piyasası Kanununa göre yatırım hizmet ve faaliyetleri ile yan hizmetlerin tabi olduğu hukuki rejimler birbirinden tamamen farklıdır. Kanunun temel kuralı uyarınca, temel yatırım hizmet ve faaliyetlerinin yürütülebilmesi için Sermaye Piyasası Kurulundan önceden izin alınması mutlak bir zorunluluktur ve bu izin alınmadan faaliyete başlanamaz. Buna karşılık, tamamlayıcı nitelikteki yan hizmetler için ayrı bir izin prosedürüne gerek olmayıp, Kurula bildirim yapılması yeterlidir. Bildirim tarihinden itibaren başlayan 20 iş günlük süre zarfında Kurul tarafından olumsuz bir görüş bildirilmediği takdirde yatırım kuruluşu bu yan hizmetleri sunmaya başlayabilir. Ayrıca, kuruluşların kendi portföyleri adına (kendi ad ve hesaplarına) gerçekleştirdikleri işlemler müşteri odaklı bir hizmet sunumu teşkil etmediğinden izin zorunluluğunun dışındadır (istisnadır). Bu doğrultuda D seçeneği tamamen doğru, diğer seçenekler ise süreler (iş günü yerine takvim günü), izin gereklilikleri ve askıya alma iddiaları açısından hukuken hatalıdır.


Soru 6
Sermaye piyasasında faaliyet gösteren bir mevduat bankası, ürün çeşitliliğini artırmak amacıyla hem alım satıma aracılık hem de tezgahüstü türev araçlar alanında yeni operasyonel süreçler tasarlamıştır. Bu kapsamda banka; (I) Müşterilerinden gelen talepler doğrultusunda pay endekslerine dayalı türev araçlarda işlem aracılığı faaliyeti yürütmeye başlamış, (II) Kendi ad ve hesabına yürüteceği portföy aracılığı faaliyeti için 4 yıllık mesleki deneyimi ve İleri Düzey Lisansı bulunan bir uzmanı münhasıran bu birime yönetici olarak atamış, (III) Yönetim kurulu kararıyla oluşturulan tezgahüstü türev araçlar teminatlandırma politikası çerçevesinde, kullanılan risk modellerini 3 ayda bir stres testine tabi tutarken risk raporlarını iki haftada bir üst yönetime sunacak şekilde bir kontrol mekanizması kurmuştur. Bankanın iç denetim birimi tarafından gerçekleştirilen süreç denetiminde, bu uygulamaların 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili tebliğlere uyumu incelenmiştir. Buna göre, iç denetim raporunda yer alması gereken mevzuata aykırılık tespitleri aşağıdakilerin hangisinde eksiksiz ve doğru olarak yapılandırılmıştır?

A) Pay endekslerine dayalı türev araçlarda işlem aracılığı yapılması mevzuata tamamen uygundur ancak portföy aracılığı birim yöneticisinin asgari mesleki deneyim süresinin 5 yılın altında olması ve tezgahüstü türev risk modellerine uygulanan stres testlerinin 6 aylık yasal sınırı aşarak 3 ayda bir sıklaştırılması açık bir mevzuat ihlalidir.
B) Mevduat bankalarının pay endekslerine dayalı türev araçlarda işlem aracılığı yapması yasak olup bu işlemleri ancak portföy aracılığı olarak yürütebilecekleri, portföy aracılığı birim yöneticisinin en az 5 yıl deneyimli olması gerektiği ve tezgahüstü işlemlerde üst yönetime yapılacak risk raporlamalarının iki haftada bir değil en az haftalık periyotlarla gerçekleştirilmesi gerektiği raporda belirtilmelidir.
C) Bankanın işlem aracılığı yetki kapsamı hukuka uygun olmakla birlikte, portföy aracılığı faaliyeti için liyakat şartı olan 10 yıllık mesleki deneyim süresine uyulmaması ve tezgahüstü türev piyasalarında risk modellerine yönelik stres testlerinin en geç ayda bir kez uygulanması zorunluluğunun ihlal edilmesi çift yönlü kusur doğurmaktadır.
D) Pay endekslerine dayalı türev araçlarda mevduat bankalarının hem işlem aracılığı hem de portföy aracılığı yapması tamamen yasaklanmış olup, birim yöneticisinin mesleki kıdeminin yetersizliği ile tezgahüstü türev teminatlandırma politikasının yönetim kurulu yerine genel müdürlük onayıyla yürürlüğe konulması temel birer uyum riskidir.
E) Bankanın gerçekleştirdiği pay endeksli türev işlem aracılığı ile birim yöneticisi ataması yasal sınırlar dahilindedir; buna karşın tezgahüstü türev piyasasındaki risk modellerinin 6 ay yerine 3 ayda bir test edilmesi ve üst yönetime raporlama sıklığının haftalık periyodun dışına çıkarılarak iki haftaya yayılması denetim raporundaki yasal ihlal başlıklarıdır.

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: B)

Açıklamalı Çözüm: Senaryodaki bulgular sermaye piyasası mevzuatı açısından incelendiğinde üç temel uyum ihlali öne çıkmaktadır. Birincisi, mevduat ve katılım bankalarının paylar ve paya dayalı türev araçlarda işlem aracılığı yapması yasaktır. Tebliğde net bir istisna olarak bankaların pay endekslerine dayalı türev araçlarda işlem aracılığı yapamayacağı ancak portföy aracılığı (kendi hesabına) yapabileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla bankanın bu araçlarda işlem aracılığı yapması mevzuata aykırıdır. İkincisi, portföy aracılığı faaliyetinde bulunabilmek için istihdam edilecek birim yöneticisinin en az 5 yıllık mesleki deneyime sahip olması zorunludur, 4 yıllık deneyim süresi yetersizdir. Üçüncüsü, tezgahüstü türev araç işlemlerinde risk yönetim birimi en az haftalık periyotlarla üst yönetime raporlama yapmakla yükümlüdür; iki haftada bir raporlama yapılması bir ihlaldir. Stres testlerinin ise en az 6 ayda bir yapılması gerektiğinden, bankanın bunu 3 ayda bir (daha sık) uygulaması mevzuata aykırı değil, aksine ihtiyatlılık gereği olumlu bir uygulamadır. Bu tespitlerin tamamını doğru ve eksiksiz analiz eden seçenek B şıkkıdır.


Soru 7
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 8. maddesi uyarınca aracı kurumların gruplandırılması, sahip oldukları yetki kapsamları ve üstlendikleri risk düzeyleri dikkate alındığında, aşağıda yer alan ifadelerden hangisi tamamen doğrudur?

A) Dar yetkili aracı kurumlar, portföy aracılığı ve genel saklama hizmeti hariç olmak üzere bireysel portföy yöneticiliği ve en iyi gayret aracılığı faaliyetlerini en düşük asgari özsermaye şartını sağlayarak yürütebilirler.
B) Kısmi yetkili aracı kurumlar, işlem aracılığı ve bireysel portföy yöneticiliği gibi risk düzeyi görece yüksek hizmetleri sunabilmelerine rağmen, kendi ad ve hesaplarına portföy aracılığı yapma yetkisine de doğrudan sahiptirler.
C) Aracı kurumların gruplandırılmasında sunulan hizmetlerin risk düzeyi ve mali yapıya etkisi temel ölçüt olup; aracılık yüklenimi ve genel saklama gibi yüksek riskli faaliyetler yalnızca geniş yetkili aracı kurumlar tarafından en yüksek asgari özsermaye şartıyla yürütülebilir.
D) Geniş yetkili aracı kurumlar en kapsamlı yetkilere sahip gruptur ve yetki alanlarının genişliği sebebiyle operasyonel riskleri minimize etmek amacıyla asgari özsermaye yükümlülükleri dar yetkili kurumlara kıyasla daha düşük tutulmuştur.
E) Halka arzda yüklenimde bulunmaksızın satışa aracılık faaliyeti yüksek finansal risk barındırdığı için yalnızca geniş yetkili aracı kurumlar tarafından yürütülürken, sınırlı saklama faaliyeti dar yetkili kurumların sorumluluk kapsamındadır.

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: C)

Açıklamalı Çözüm: Sermaye Piyasası Kanununun 8. maddesine göre aracı kurumların gruplandırılmasında temel kriter, üstlenilen risk düzeyi ve bu hizmetlerin kurumun mali yapısı üzerindeki etkisidir. Yetki kapsamı genişledikçe kurumların maruz kaldığı finansal risk artmakta, buna bağlı olarak da aranılan asgari özsermaye tutarı yükselmektedir. En yüksek riskli faaliyetler olan portföy aracılığı (kendi hesabına alım-satım), genel saklama ve aracılık yüklenimi yalnızca geniş yetkili aracı kurumlar tarafından (380.000.000 TL asgari özsermaye şartıyla) yürütülebilir. Dolayısıyla C seçeneği tamamen doğrudur. Diğer seçeneklerin hatalı olma nedenleri ise şöyledir: A seçeneğinde belirtilen faaliyetler dar değil, kısmi yetkili kurumların kapsamındadır. B seçeneğinde portföy aracılığı yetkisi kısmi yetkili kurumlara değil, yalnızca geniş yetkili kurumlara aittir. D seçeneğinde geniş yetkili kurumların özsermaye şartı düşük değil, en yüksektir. E seçeneğinde ise en iyi gayret aracılığı ve sınırlı saklama faaliyetleri kısmi yetkili aracı kurumların yetki alanında yer almaktadır.


Soru 8
Beta Kalkınma ve Yatırım Bankası A.Ş. nezdinde gerçekleştirilen iç denetim faaliyetleri kapsamında, bankanın yeni kurulan varlık yönetimi ve türev araçlar departmanlarının operasyonel süreçleri incelenmiştir. Denetim ekibi saha çalışmasında şu pratikleri raporlamıştır:

I. Yatırım danışmanlığı birimi bünyesinde, bankanın ilgili ihraççı şirket ile imzalamış olduğu yürürlükteki ticari kredi sözleşmesi ve kredi ilişkisi müşteriye açıklanmaksızın, o şirketin sermaye piyasası araçlarına yönelik yönlendirici alım tavsiyelerinde bulunulmuştur.
II. Bireysel portföy yöneticiliği kapsamında, vekil sıfatıyla yönetilen bir müşteri portföyüne, müşterinin önceden alınmış yazılı bir talimatı veya onayı olmaksızın, portföy yöneticisinin kararıyla borsada işlem görmeyen yüksek getiri potansiyelli özel şirket payları dahil edilmiştir.
III. Kaldıraçlı işlemler biriminde, bir genel müşterinin yazılı talebi doğrultusunda, gerçek zamanlı fiyatlarla çalışan deneme hesabında 4 iş günü içerisinde toplam 60 adet işlem gerçekleştirilmesinin ardından gerçek hesap açılış işlemleri tamamlanmıştır.

Sermaye piyasası mevzuatı, yerindelik kriterleri ve yürütme esasları dikkate alındığında, denetim ekibinin yukarıdaki uygulamalara yönelik hazırlayacağı denetim raporunda yer alması gereken hukuki değerlendirmelerden hangisi tamamen doğrudur?

A) Kalkınma ve yatırım bankaları bireysel portföy yöneticiliği ve yatırım danışmanlığı faaliyetleri için öngörülen asgari özsermaye şartından muaf olsalar da, yatırım danışmanlığı sundukları ihraççı şirketlerle aralarındaki kredi sözleşmesi gibi önemli ticari bağları müşteriye beyan etmek zorundadır; bu nedenle birinci uygulama açık bir mevzuat ihlalidir.
B) İkinci uygulamada, portföy yöneticisinin temel görevi vekil sıfatıyla portföyü profesyonelce yönetmek ve piyasayı takip etmek olduğundan, yüksek getiri potansiyeli bulunan ve borsada işlem görmeyen varlıkları müşteri lehine hareket etmek şartıyla yazılı talimat olmaksızın portföye dahil etmesi mevzuata tamamen uygundur.
C) Üçüncü uygulamada, genel müşterinin gerçek hesap açılışı öncesinde deneme hesabında yapması gereken asgari 50 adet işlem sınırı 60 adet işlemle aşıldığı için, tebliğde belirtilen 6 iş günlük asgari bekleme süresine riayet edilmemiş olması herhangi bir mevzuata aykırılık teşkil etmez.
D) Ticari bankalardan farklı olarak kalkınma ve yatırım bankalarının sermaye piyasası mevzuatı uyarınca bireysel portföy yöneticiliği ve yatırım danışmanlığı faaliyetlerini yürütme yetkisi bulunmadığından, raporlanan ilk iki uygulama doğrudan kurumun yetki sınırı aşımı ve sistemsel ihlalidir.
E) Yatırım danışmanlığı faaliyetinde ihraççı şirketle olan bağların müşteriye açıklanma zorunluluğu sadece ihraççının sermayesinde yüzde 1 veya daha fazla pay sahipliği bulunması durumunda geçerli olduğundan, birinci uygulamadaki ticari kredi sözleşmesinin gizli tutulması denetim raporunda bir bulgu olarak yer alamaz.

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: A)

Açıklamalı Çözüm: Sermaye piyasası mevzuatına göre, yatırım danışmanlığı ve bireysel portföy yöneticiliği faaliyetlerinde şeffaflık, çıkar çatışmalarının önlenmesi ve yatırımcının korunması ilkeleri esastır. Kalkınma ve yatırım bankaları bu iki faaliyeti yürütmeye yetkilidir ve asgari özsermaye şartından muaftır; ancak yürütme esaslarına tam olarak uymakla yükümlüdürler. Sermaye Piyasası Kanununun ilgili maddelerine göre, yatırım danışmanlığı yapan kurumlar hakkında tavsiyede bulundukları ihraççı şirketlerle aralarındaki yüzde 1 veya daha fazla pay sahipliğini, yönetim imtiyazlarını ve en önemlisi kredi sözleşmeleri ya da kira kontratları gibi önemli ticari bağları müşteriye açıkça beyan etmek zorundadır. Bu nedenle ticari kredi sözleşmesinin açıklanmaması net bir ihlaldir ve A şıkkı tamamen doğrudur. Diğer şıkların hatalı olma nedenleri ise şöyledir: B seçeneğinde, borsada işlem görmeyen varlıkların portföye dahil edilebilmesi için müşterinin yazılı talimatı mutlak şarttır. C seçeneğinde, deneme hesabı için öngörülen 6 iş günü ve 50 işlem şartı kümülatiftir; işlem sayısı geçilse bile 4 gün yetersizdir ve ihlal doğurur. D seçeneğinde, kalkınma ve yatırım bankaları bu faaliyetleri yürütmeye kanunen yetkilidir. E seçeneğinde ise sadece yüzde 1 pay sahipliği değil, kredi sözleşmeleri de açıklanması zorunlu hususlar arasında yer alır.


Soru 9
Bir sermaye piyasası denetimi sırasında, konsorsiyum lideri olan Alpha Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ile süreçte yer alan Zeta Mevduat Bankası A.Ş.nin ortaklaşa yürüttüğü halka arz ve saklama operasyonlarında şu pratikler tespit edilmiştir:

I. Bir şirketin halka arz sürecinde Zeta Mevduat Bankası A.Ş. konsorsiyum üyesi olarak yer almış ve halka arz edilecek payların bedelini henüz satış süreci başlamadan önce tam ve nakden ödeyerek tümünü yüklenim modelini fiilen uygulamıştır.
II. Alpha Yatırım nezdinde yürütülen saklama hizmetlerinde, kurum ve müşteri kayıtları arasında yapılan günlük mutabakat sırasında bir veri uyumsuzluğu fark edilmiş; ancak bu operasyonel hata 3 iş günü geçmesine rağmen giderilememiştir. Kurumun operasyon birimi konuyu sadece kendi genel müdürlüğüne raporlamış, Kurula (SPK) herhangi bir bildirimde bulunmamıştır.
III. Sadece emir iletimine aracılık faaliyeti yürüten bir diğer mevduat bankasının, kendi müşterilerinden gelen talepler doğrultusunda yatırım işlemlerine bağlı olarak sınırlı saklama hizmeti sunduğu ve hesapları müşteri bazında takip ettiği görülmüştür.

Sermaye piyasası mevzuatı, halka arza aracılık türleri ve saklama hizmetlerinin operasyonel kuralları dikkate alındığında, baş denetçinin hazırlayacağı uyum raporunda yer alması gereken hukuki değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?

A) Zeta Mevduat Bankasının tümünü yüklenim modeliyle halka arz riskini satış başlamadan önce üstlenmesi fon toplama kesinliğini artırdığı için mevzuata uygundur; ancak Alpha Yatırımın mutabakat hatasını Kurula bildirmemesi ve diğer bankanın genel saklama yerine sınırlı saklama yapması hukuki ihlal başlıklarıdır.
B) Halka arza aracılık faaliyetinin mevduat bankaları tarafından yürütülmesi tamamen yasak olduğundan Zeta Bankasının konsorsiyuma dahil edilmesi net bir yetki aşımıdır; ayrıca 3 iş günü içinde çözülemeyen mutabakat hatalarının Yönetim Kuruluna ve SPKya bildirilmemesi ile sadece emir iletimi yapan bankanın saklama hizmeti sunması kümülatif mevzuat ihlalleridir.
C) Tümünü yüklenim modelinde finansal risk satış süresi sonunda başladığından Zeta Bankasının satış öncesi ödeme yapması usulsüzdür; bunun yanı sıra günlük mutabakat hatalarında Kurula bildirim süresi yasal olarak 1 iş günü olduğundan Alpha Yatırımın aksiyon almak için 3 iş günü beklemesi denetim raporunda yer alması gereken tek bulgudur.
D) Mevduat bankaları Sermaye Piyasası Kurulundan ön izin almak şartıyla her türlü halka arza aracılık faaliyetine katılabileceğinden birinci uygulama yasaldır; ancak aracı kurumların genel saklama izni olmadan günlük mutabakat yapması ve müşteri nakit iade taleplerini 1 iş günü içinde sonuçlandırmaması mevzuata aykırılık teşkil eder.
E) Konsorsiyum yapılarında lider aracı kurumun onayı olması kaydıyla mevduat bankalarının halka arz riskini üstlenmesi operasyonel bir esnekliktir; fakat tümünü yüklenim modelinde fonların satış bitiminde aktarılması gerektiği kuralının çiğnenmesi ve mutabakat hatasının 3 iş gününü aşması raporun odaklanması gereken temel risklerdir.

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: B)

Açıklamalı Çözüm: Sermaye piyasası mevzuatındaki halka arza aracılık ve saklama hizmeti hükümleri uyarınca olayda üç büyük hukuki ihlal bulunmaktadır. İlk olarak, halka arza aracılık faaliyeti (yüklenim veya aracılık türü ne olursa olsun) yalnızca aracı kurumlar ile kalkınma ve yatırım bankaları tarafından yürütülebilir; mevduat bankalarının (ticari bankalar) halka arza aracılık yapma yetkisi kesinlikle yoktur. Dolayısıyla Zeta Mevduat Bankasının konsorsiyumda yer alıp yüklenimde bulunması doğrudan bir yetki ihlalidir. İkinci olarak, saklama hizmeti operasyonel kurallarına göre, günlük mutabakatlar sırasında tespit edilen uyumsuzluklar 3 iş günü içinde giderilmezse, durumun derhal kurumun Yönetim Kuruluna ve Sermaye Piyasası Kuruluna (SPK) bildirilmesi zorunludur; Alpha Yatırımın bu bildirimi yapmaması açık bir mevzuat ihlalidir. Üçüncü olarak, bankalar sadece genel saklama yapabilir, sınırlı saklama yapamazlar; bunun da ötesinde, mevzuat uyarınca yalnızca emir iletimine aracılık eden bankaların hiçbir saklama yetkisi bulunmamaktadır. Bu üç tespiti de eksiksiz ve mevzuata tam uyumlu şekilde sunan seçenek B şıkkıdır.


Soru 10
Bir sermaye piyasası mevzuat uyum denetimi sırasında, kısmi yetkili olarak faaliyet gösteren bir aracı kurumun geleceğe yönelik kurumsal ve operasyonel dönüşüm planları mercek altına alınmıştır. Kurum idaresi; geçmişteki ticari iflasına ilişkin mahkemece verilen kapatma kararının üzerinden 11 yıl geçmiş olan ve şirket sermayesinde yüzde 8 payı bulunmasına karşın esas sözleşmedeki imtiyazlar uyarınca yönetim kuruluna üye belirleme hakkına haiz bir şahsı kurucu ortak olarak bünyesine katmayı, şirketin resmi unvanını geniş yetki grubuna geçiş yapmaksızın yatırım ibaresi ekleyerek tescil ettirmeyi ve internet sitesinde yerindelik testi yapmadan ancak yasal uyarı notlarına da yer vermeden genel yatırım tavsiyeleri yayınlamayı planlamaktadır. Bu kurumsal ve operasyonel dönüşüm stratejisi karşısında, iç denetim departmanının hazırlayacağı risk ve uyum raporunda yer alması gereken en doğru hukuki analiz aşağıdakilerden hangisidir?

A) Ortak adayın iflasının kapanmasının üzerinden yasal 10 yıllık süre geçtiği için kurucu ortaklık şartı uygun bulunmalı, sermaye payı yüzde 10 barajının altında kaldığı için bu şahıs önemli etkiye sahip ortak listesinden hariç tutulmalı, aracı kurumların servet yönetimi yetkisi nedeniyle unvana yatırım kelimesinin eklenmesi ve genel tavsiyelerde uyarı notu kullanılmaması mevzuata uygun kabul edilmelidir.
B) Mahkemenin iflası kapatma kararının üzerinden 10 yıldan fazla süre geçtiği için ilgili şahsın kurucu ortak olabileceği, ancak yönetim kuruluna üye belirleme imtiyazı nedeniyle yüzde 10 sermaye sınırına bakılmaksızın önemli etkiye sahip ortak sayılması gerektiği, geniş yetki belgesi olmadan unvana yatırım ibaresinin eklenemeyeceği ve yayınlarda yasal uyarı notlarının eksik olmasının net bir ihlal doğurduğu belirtilmelidir.
C) Sermaye piyasasında genel yatırım tavsiyesi sunulabilmesi için öncelikle tüm web sitesi ziyaretçilerine yerindelik testi uygulanması yasal bir zorunluluk olduğundan yayındaki bu eksiklik ana ihlal kabul edilmeli, iflas durumlarında yasal zamanaşımı süresi bulunmadığından şahsın kurucu ortaklığı tamamen reddedilmeli ve unvan değişikliği için doğrudan kurul muafiyet belgesi talep edilmelidir.
D) Kısmi yetkili aracı kurumların danışmanlık ve finansman hizmetleri sunma hakkı saklı olduğundan unvanlarına yatırım menkul değerler ibaresini eklemeleri en doğal hakları sayılmalı, yüzde 8 pay sahibi imtiyazlı ortağın mali gücü esas alınarak kurucu şartları denetim dışı bırakılmalı ve yasal uyarı notlarının sadece kişiye özel yatırım danışmanlığında zorunlu olduğu raporda savunulmalıdır.
E) İflasın kapanmasının üzerinden geçen 11 yıllık süre kurucu ortaklık hukuku açısından yetersiz görüldüğünden bu durum doğrudan bir reddedilme gerekçesi yapılmalı, yönetim kuruluna üye seçme imtiyazının tek başına önemli etki doğurmayacağı iddia edilmeli ve genel yatırım tavsiyelerinde yönlendirici ifadeler bulunmadığı müddetçe Ek-3 ve Ek-4 şerhlerine gerek olmadığı raporlanmalıdır.

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: B)

Açıklamalı Çözüm: III-39.1 sayılı Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Tebliği ile ilgili sermaye piyasası mevzuatı kümülatif olarak analiz edildiğinde kurumun planlarında net uyum doğruları ve ihlalleri bir arada görülmektedir. İlk olarak, kurucu ortakların geçmişteki iflas veya konkordato durumlarının kurucu olma hakkını engellememesi için yasal olarak iflasın kaldırılması, kapatılması veya konkordatonun tasdik edilmesinin üzerinden en az 10 yıl geçmiş olması gerekir; olayda 11 yıl geçtiği için bu durum ortaklığa engel değildir. İkinci olarak, önemli etkiye sahip ortak tanımında doğrudan veya dolaylı sermaye/oy hakkı payında yüzde 10 barajının altında kalınsa dahi, yönetim kuruluna üye belirleme imtiyazına sahip olan ortaklar doğrudan önemli etkiye sahip ortak kabul edilir; bu nedenle kurumun yüzde 8 payı gerekçe göstererek bu şahsı listeye almaması hatadır. Üçüncü olarak, ticaret unvanına yatırım menkul değerler/kıymetler ibaresini ekleme hakkı münhasıran geniş yetkili aracı kurumlara tanınmıştır; kısmi yetkili bir kurum bunu yapamaz. Son olarak, genel yatırım tavsiyelerinde yerindelik testi zorunlu değildir (bu test yatırım danışmanlığı ve portföy yönetiminde zorunludur) ancak bu tür kişiye özel olmayan genel yönlendirici yayınlarda Tebliğ Ek-3 ve Ek-4 teki yasal uyarı notlarının bulunması zorunludur. Tüm bu analizleri eksiksiz ve doğru şekilde yapan seçenek B şıkkıdır.


Soru 11
Bir sermaye piyasası başmüfettişi tarafından, faaliyete geçiş takvimleri ve personel organizasyon yapıları incelenen Zeta Mevduat Bankası A.Ş. ile yeni kurulan Omega Menkul Değerler A.Ş. nezdinde yürütülen denetimlerde şu kurumsal olgular saptanmıştır:

Zeta Bankasının genel müdürlük makamına, asıl genel müdürün ayrılmasının ardından operasyonlardan sorumlu genel müdür yardımcısı kesintisiz olarak 7 aydır vekalet etmektedir. Ayrıca banka, alım satıma aracılık faaliyetleri kapsamında, işlemlerin müşterilerin kendi talebiyle başlatılması ve gerekli yasal bilgilendirmelerin yapılması kaydıyla genel müşterilerine yönelik yatırım fonu katılma payı alım satımlarında uygunluk testi uygulamamıştır.

Omega Menkul Değerler A.Ş. ise Kuruldan faaliyet izni onay bildirimini aldıktan sonraki 3. haftada yasal harçları henüz yatırmadan resmi yetki belgesi talebinde bulunmuş, organizasyonel yapılanma kapsamında ise finansal piyasalarda 6 yıllık üst düzey mesleki deneyimi bulunan ancak ön lisans mezunu olan bir uzmanı iç kontrol elemanı olarak atamak üzere Kurula resmi bildirim göndermiştir.

Sermaye piyasası mevzuatı, personel nitelikleri, vekalet sınırları ve test muafiyetleri dikkate alındığında, başmüfettişin hazırlayacağı denetim raporunda yer alması gereken en doğru hukuki analiz aşağıdakilerden hangisidir?

A) Zeta Bankasının yatırım fonu işlemlerinde uygunluk testi uygulamaması mutlak bir mevzuat ihlali teşkil ederken, Omega Menkul Değerler şirketinin onay bildiriminin üzerinden 3 hafta geçmesine rağmen yasal harçları yatırmamış olması faaliyet izninin doğrudan iptal edilmesini gerektiren en kritik kurumsal risk odağıdır.
B) İç kontrol elemanlarının asgari eğitim düzeyinin en az 4 yıllık lisans mezuniyeti olması zorunluluğu karşısında Omega Menkul Değerler şirketinin ön lisans mezunu bir personeli bu göreve atamak istemesi açık bir mevzuat ihlalidir; ayrıca Zeta Bankasında genel müdürlük makamına 6 aydan fazla vekalet edilmesi de yasal sınırların aşılması anlamına gelir.
C) Bankaların faaliyete geçiş süreçlerinde kurumsal organizasyon ve altyapı şartlarından muaf olmaları sebebiyle genel müdürlük vekalet süresi Zeta Bankası için bir ihlal doğurmaz; rapordaki yasal bulgular yalnızca Omega şirketinin harç ödeme takvimine riayet etmemesi ve uygunluk testlerindeki sistemsel eksiklikler üzerine kurgulanmalıdır.
D) Yatırım fonu katılma payı alım satımlarında müşterinin kendi talebi olsa dahi uygunluk testinin yapılması emredici bir kural olduğundan Zeta Bankasının bu pratikten kaçınması hukuki sorumluluk doğurur; Omega şirketinin tecrübeli ön lisans mezununu iç kontrole ataması ise Kurulun 7 iş günlük sessiz kalma kuralı neticesinde kendiliğinden yasallık kazanacaktır.
E) Omega Menkul Değerler şirketinin harç ödemesini geciktirmesi yetki belgesinin süresiz olarak askıya alınmasını gerektiren bir operasyonel kusurdur; Zeta Bankasının teknik olarak önlenemeyen çıkar çatışmalarında müşteriyi bilgilendirdiğini ispat yükünün tamamen müşteriye ait olduğunu savunması ise denetim standartlarına tam uyumluluk gösterir.

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: B)

Açıklamalı Çözüm: III-39.1 sayılı Tebliğ ve ilgili sermaye piyasası düzenlemeleri uyarınca olaydaki yasal durumlar analiz edildiğinde B seçeneğindeki tespitlerin tamamen doğru olduğu görülmektedir. Mevzuata göre; yöneticiler, ihtisas personeli, müfettişler, risk yönetim personeli ve iç kontrol elemanlarının en az 4 yıllık lisans mezunu olması zorunludur. Personelin mesleki deneyimi yüksek olsa dahi eğitim şartı esnetilemez; bu nedenle Omega şirketinin ön lisans mezununu iç kontrol elemanı olarak atamak istemesi net bir ihlaldir. Ayrıca, aracı kurumlarda ve bankaların sorumlu yöneticiliklerinde genel müdürlük makamına kesintisiz veya parçalı olarak 6 aydan fazla vekalet edilmesi kanunen yasaktır; Zeta Bankasındaki 7 aylık vekalet süresi bu sınırı aşmıştır. Diğer unsurlar incelendiğinde; yatırım fonu katılma payları, işlemin müşterinin kendi talebiyle başlatılması ve bilgilendirme yapılması şartıyla uygunluk testinden muaftır, dolayısıyla bankanın bu pratikten kaçınması ihlal değildir. Omega şirketinin onay bildiriminden sonra harç ödemek için 1 aylık yasal süresi vardır, 3. haftada henüz ödememiş olması ihlal oluşturmaz (ancak ödemeden belgeyi teslim alamaz). Çıkar çatışmalarında ise ispat yükü müşteriye değil, tamamen yatırım kuruluşuna aittir. Bu doğrultuda tüm hukuki gerekçeleri doğru yapılandıran şık B seçeneğidir.


Soru 12
Sermaye piyasası mevzuatı uyarınca yatırım kuruluşlarının genel müşterilerine yönelik gerçekleştirdiği uygunluk testinde, muafiyet şartlarının oluşması ve testin zorunlu olmaması için aşağıdakilerden hangisinin birlikte gerçekleşmesi gerekir?

A) İşlemin profesyonel müşteri tanımına giren kişilerce yapılması ve yatırım tutarının yüksek olması
B) İşlemin hisse senedi piyasasında gerçekleşmesi ve portföy yöneticisi eşliğinde yürütülmesi
C) İşlemin müşterinin kendi talebiyle başlatılması, ürünün yatırım fonu ya da kamu borçlanma aracı olması ve kurumun bilgilendirme yapması
D) Müşterinin geçmişte aynı ürün grubuyla en az bir yıl boyunca işlem yapmış olması ve yazılı olarak beyan etmesi
E) Yatırım kuruluşunun müşteriye özel bire bir yatırım danışmanlığı hizmeti sunması ve yerindelik testini tamamlamış olması

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: C)

Açıklamalı Çözüm: Sermaye piyasası düzenlemelerinde genel müşterilere uygunluk testi yapılması kural olarak zorunludur. Ancak bu kuralın istisnası olarak yatırım fonu katılma payları ile Hazine tarafından ihraç edilen devlet tahvili ve hazine bonosu gibi kamu borçlanma araçları testten muaf tutulabilir. Bu muafiyetin hukuken geçerlilik kazanabilmesi için işlemin mutlaka müşterinin kendi inisiyatifi ve talebiyle başlatılmış olması ve aracı kurumun müşteri üzerinde gerekli bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmiş olması şart koşulmaktadır.


Soru 13
Yatırım kuruluşu tarafından yapılan uygunluk testi sonucunda, talep edilen sermaye piyasası aracının genel müşteri için uygun olmadığının anlaşılması durumunda ortaya çıkacak hukuki süreç ve yaptırımlarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Yatırım kuruluşu olumsuz sonuçlanan test sonrasında müşteriye hiçbir koşul altında hizmet veremez ve hesabı dondurur.
B) Müşteri yazılı olarak uyarılır, bu aşamada müşteriye bire bir genel yatırım tavsiyesi verilemez ancak müşteri yazılı olarak ısrar ederse hizmeti sunup sunmamak kurumun kararına bağlıdır.
C) Uygunluk testi olumsuz çıksa dahi yatırım kuruluşu müşterinin sözlü beyanına dayanarak işlemi derhal onaylamak ve borsaya iletmek zorundadır.
D) Testin olumsuz sonuçlanması durumunda aracı kurum müşteriyi yerindelik testine yönlendirerek bu testin sonucuna göre işlem yapar.
E) Olumsuz test sonuçları sadece portföy yöneticiliği faaliyetlerini bağlar, alım satıma aracılık faaliyetlerinde test sonucunun bir bağlayıcılığı bulunmaz.

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: B)

Açıklamalı Çözüm: Sermaye piyasalarında yürütülen uygunluk testinin sonucunun olumsuz çıkması, ilgili finansal ürünün risklerinin müşteri tarafından tam olarak kavranamadığını gösterir. Mevzuat gereği aracı kurum bu durumu müşteriye yazılı bir uyarıyla bildirmekle yükümlüdür ve bu süreçte kişiye özel doğrudan tavsiyede bulunamaz. Ancak uygunluk testini yerindelik testinden ayıran en önemli özelliklerden biri burada devreye girer. Müşteri riskleri üstlendiğini belirterek yazılı olarak işlemde ısrar ederse, yatırım kuruluşu kendi risk politikasını işleterek o hizmeti verip vermeme konusunda tamamen serbest bırakılmıştır.


Soru 14
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca profesyonel müşteri statüsüne sahip olan bir yatırımcı ile genel müşteri statüsündeki bir yatırımcının tabi olduğu yasal koruma hükümleri ve muafiyetler karşılaştırıldığında, aşağıda yer alan ifadelerden hangisi tamamen doğrudur?

A) Genel müşteriler için kaldıraçlı işlemlerde (Forex) oluşan zarar hiçbir şekilde yatırılan teminatı aşamazken, profesyonel müşterilerden oluşan teminat üstü zarar tutarı kurum tarafından hukuken talep edilebilir.
B) Talebe dayalı profesyonel statüye geçen bir yatırımcıya, genel müşterilerden farklı olarak yatırım danışmanlığı faaliyetinde yerindelik testi yapılırken mali durum bilgisinin ibraz edilmesi zorunludur.
C) Profesyonel müşterilere ait hesaplar için saklama hizmetinde yürütülen günlük mutabakat zorunluluğu, herhangi bir yazılı onaya gerek olmaksızın mevzuat gereği doğrudan ortadan kalkar.
D) Yatırım kuruluşları, profesyonel müşterilerine sundukları risk bildirim formlarında yer alan tüm detaylı ve ilave risk açıklamalarını genel müşterilerde olduğu gibi standart olarak sunmakla yükümlüdür.
E) Profesyonel müşteriler, genel müşterilerin aksine her ay yapılması zorunlu olan hesap bildirim uygulamasından tamamen muaf olup kendilerine hiçbir dönemde hesap özeti gönderilmez.

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: A)

Açıklamalı Çözüm: Sermaye piyasası mevzuatında genel müşteriler en yüksek koruma standartlarına tabidir. Bu korumalardan biri de kaldıraçlı işlemlerde (Forex) eksi bakiye oluşması durumunda, aracı kurumun genel müşteriden teminatı aşan zararı talep edememesidir. Ancak profesyonel müşteriler piyasa risklerini daha iyi yönetebilecek uzmanlıkta kabul edildikleri için bu koruma kalkanından feragat etmiş sayılırlar ve kurumlar oluşan teminat üstü zararı kendilerinden tahsil edebilir. Diğer şıkların hatalı olma nedenleri ise şu şekildedir: B seçeneğinde, talebe dayalı profesyoneller tam tersine mali durum bilgisi istenmesi zorunluluğunun bir istisnasıdır (onlardan bilgi istenmeye devam edebilir). C seçeneğinde günlük mutabakatın kalkması için mutlaka müşterinin yazılı onayı şarttır. D seçeneğinde ilave risk detayları profesyonellere standart olarak değil, yalnızca talep etmeleri halinde sunulur. E seçeneğinde ise hesap bildirimleri tamamen kalkmaz, sadece sözleşmeyle aylık yerine daha uzun periyotlara yayılabilir.


Soru 15
Sermaye piyasası mevzuatı uyarınca aracı kurumların yatırmakla yükümlü olduğu teminatların yasal sınırları karşılama durumunu periyodik olarak izlemekle görevli olan kurum ile bu izleme faaliyetinin yürütülme sıklığı aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

A) Sermaye Piyasası Kurulu – Haftalık
B) Merkezi Kayıt Kuruluşu – Üç Aylık
C) Takasbank – Aylık
D) Borsa İstanbul – On Beş Günlük
E) Hazine ve Maliye Bakanlığı – Günlük

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: C)

Açıklamalı Çözüm: Sermaye piyasalarında faaliyet gösteren aracı kurumların finansal risklerini ve sermaye yeterliliklerini korumak adına yatırdıkları teminatlar çok sıkı bir kontrol mekanizmasına tabidir. Mevzuat uyarınca, bu teminatların kanunen belirlenen yasal alt sınırları karşılayıp karşılamadığı hususunu merkezi takas kuruluşu olan Takasbank düzenli olarak takip eder. Bu izleme operasyonu mevzuatta aylık periyotlar halinde zorunlu kılınmıştır. Takasbank bu aylık takiplerin sonuçlarını ve yıl sonu genel durum raporunu daha sonra nihai denetim otoritesine sunmakla yükümlüdür.


Soru 16
Sermaye piyasası mevzuatının bilgi sistemleri güvenliği ve muhasebe süreçlerine yönelik düzenlemeleri dikkate alındığında, yatırım kuruluşlarının elektronik ortamda siber saldırganların sistem açıklarından yararlanmasını engellemek amacıyla uygulamak zorunda olduğu “Siber Güvenlik Filtresi” fonksiyonunun işleyişiyle ilgili aşağıda yer alan ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Kullanıcının giriş verilerini hatalı yazması durumunda, sisteme sızmaya çalışan kişilere ipucu vermemek adına ayırt edici hata mesajlarının kullanımı yasaklanmıştır.
B) Şifreleme gizli anahtarı ile imzalanan tek kullanımlık doğrulama kodlarının güvenliği, sistemde aynı anda birden fazla aktif oturum açılmasına izin verilerek desteklenir.
C) Hatalı giriş denemelerinde sistem kullanıcı varlığına dair spesifik bilgi ifşa edemez ve kullanıcıya sadece genel bir hata ekranı gösterilir.
D) Bilgi sistemlerinde brute-force deneme yanılma saldırılarına karşı koruma sağlamak üzere tasarlanmış yapısal bir güvenlik fonksiyonudur.
E) Arka arkaya yapılan belirli sayıdaki başarısız giriş denemesinden sonra hesap erişiminin otomatik olarak bloke edilmesi bu filtreleme mekanizmasının bir parçasıdır.

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: B)

Açıklamalı Çözüm: Sermaye piyasası mevzuatında bilgi sistemleri güvenliği kapsamında eşzamanlılık engeli kuralı uygulanır. Bu kural uyarınca, aynı kullanıcı bilgileriyle aynı anda birden fazla aktif oturum açılmasına kesinlikle izin verilmez. Bu nedenle sisteme sızma girişimlerini kolaylaştıracak şekilde birden fazla aktif oturumun açık kalmasına imkan tanındığını iddia eden B seçeneği yanlıştır. Diğer seçeneklerin tamamı siber güvenlik filtresinin ve erişim engelleme fonksiyonlarının yasal işleyiş prensiplerini doğru olarak yansıtmaktadır.


Soru 17
Sermaye piyasası mevzuatı uyarınca yatırım kuruluşlarında düzenlenecek belgeler ile müşteri emirlerinin kabulü ve ispat yükümlülüklerine ilişkin aşağıda yer alan ifadelerden hangisi tamamen doğrudur?

A) Yatırım kuruluşu ile müşteri arasında sözlü olarak gerçekleştirilen emir iletim süreçlerinde emrin içeriğine yönelik ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda ispat yükü doğrudan müşteriye aittir.
B) Sistemde kayıtlı herhangi bir veri bulunmamasına rağmen kuruma belirli bir alım satım emri verdiğini iddia eden müşteri, bu iddiasını yasal olarak ispat etmekle yükümlüdür.
C) Müşteri emir formlarının yasal olarak geçerli kabul edilebilmesi için form üzerinde emrin alındığı tarih ve saat bilgisinin en az dakika bazında gösterilmesi mevzuat açısından yeterlidir.
D) Vadeli işlem ve opsiyon piyasalarında genel veya profesyonel müşterilerin açık pozisyonları karşılığında hesaplarında bulundurdukları güvence tutarları Seans Takip Formu ile izlenir.
E) Yatırım kuruluşları, müşterilerinden gelen alım satım taleplerini operasyonel hız kesintilerini önlemek adına yalnızca elektronik ortamlar veya mobil uygulamalar üzerinden kabul etmek zorundadır.

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: B)

Açıklamalı Çözüm: Sermaye piyasası düzenlemelerinde emir süreçlerine ilişkin ispat yükümlülükleri net bir sınırla ayrılmıştır. Yatırım kuruluşunun kayıtlarında var olan ancak içeriği, fiyatı veya miktarı konusunda uyuşmazlık yaşanan sözlü emirlerde ispat yükü kuruma aittir. Buna karşın, aracı kurumun yasal kayıtlarında hiçbir izi bulunmayan bir emrin aslında taraflarınca verildiğini öne süren müşteriler, bu iddialarını kendileri ispat etmekle yükümlüdür. Diğer seçeneklerin hatalı olma nedenleri ise şu şekildedir: A seçeneğinde, mevcut sözlü emrin içeriğini ispat yükü müşteride değil kurumdadır. C seçeneğinde emir formlarında zaman damgasının dakika değil saniye bazında tutulması zorunludur. D seçeneğinde türev piyasalardaki güvence tutarları Seans Takip Formu ile değil, Türev Piyasalar Teminat Durum Raporu ile izlenir. E seçeneğinde ise emirlerin yazılı veya sözlü (telefon, faks, internet) olarak alınması tamamen serbesttir.


Soru 18
Sermaye piyasası mevzuatı ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde yatırım kuruluşlarının hesap ekstresi gönderim esasları ve belgelerin saklanma yükümlülüklerine ilişkin aşağıda yer alan ifadelerden hangisi tamamen doğrudur?

A) Yatırım kuruluşları, ilgili hesap döneminde hiçbir varlık veya nakit hareketi gerçekleşmeyen genel müşterilerine de operasyonel şeffaflık gereği her ay düzenli olarak hesap ekstresi iletmek zorundadır.
B) Kurum ile müşteri arasında yargı veya tahkim organlarına taşınmış bir uyuşmazlık bulunması durumunda, yasal on yıllık saklama süresi dolan tüm belgeler dava sürecinin bitmesi beklenmeksizin imha edilebilir.
C) Bilgi sistemlerinde dijital olarak muhafaza edilen elektronik kayıtların dosya bütünlük değerlerinin (hash) mevzuata uygun olarak haftalık periyotlar halinde zaman damgasıyla damgalanması yeterlidir.
D) Aylık dönemler itibarıyla hazırlanan hesap ekstrelerinin, ilgili hesap döneminin bitimini takip eden en geç beş iş günü içinde müşterilere gönderilmesi yasal bir zorunluluktur.
E) Profesyonel müşteriler, genel müşterilerle aynı koruma standartlarına tabi olduklarından yasal çerçeve sözleşmeye hüküm konulsa dahi hesap ekstresi gönderim uygulamasından muaf tutulamazlar.

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: D)

Açıklamalı Çözüm: Sermaye piyasası düzenlemelerine göre yatırım kuruluşları, müşterilerinin varlık ve nakit hareketlerini takip edebilmeleri amacıyla aylık hesap ekstreleri hazırlamakla yükümlüdür. Bu ekstrelerin yasal olarak ilgili dönemin bitimini izleyen beş iş günü içerisinde müşteriye gönderilmesi şarttır. Diğer seçeneklerin hatalı olma nedenleri ise şu şekildedir: A seçeneğinde, dönem boyunca hesabında hiçbir hareket olmayan müşterilere ekstre gönderilmesi zorunlu değildir. B seçeneğinde, yargıya veya tahkime yansımış uyuşmazlıklara ait belgeler on yıllık süre dolsa bile ihtilaf tamamen çözülene kadar saklanmak zorundadır. C seçeneğinde, dijital kayıtların dosya bütünlük değerlerinin haftalık değil günlük periyotlarla zaman damgasıyla imzalanması gerekir. E seçeneğinde ise profesyonel müşterilere, çerçeve sözleşmede açıkça kararlaştırılması şartıyla hesap ekstresi gönderilmeyebilir.


Soru 19
Sermaye piyasası mevzuatı uyarınca kredili menkul kıymet işlemlerinde riskin dağıtılması amacıyla uygulanan özel işlem sınırlarına ilişkin;

I. Tek bir müşteriye açılacak kredi sınırı, aracı kurum ortalama özsermayesinin %10’udur.
II. Sürdürme teminatının %50 ve üzerinde uygulanması halinde, bir müşteriye açılacak kredi sınırı %20’ye kadar artırılabilir.
III. Yatırım kuruluşu, tüm müşterileri için tek bir şirketin hisse senedinde ortalama özsermayesinin %25’inden fazla limit riski üstlenemez.

yukarıda yer alan ifadelerden hangileri doğrudur?

A) Yalnız I
B) I ve II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: B)

Açıklamalı Çözüm: Sermaye piyasası düzenlemelerinde tek bir müşteriye yönelik kredi risk tavanı standart olarak kurum ortalama özsermayesinin %10’u olarak belirlenmiştir (I. öncül doğru). Ancak aracı kurum risk koruma kalkanını artırıp sürdürme teminatını %50 veya daha yüksek bir oranda bağlarsa, bu kredi üst limitini özsermayenin %20’sine kadar esnetme hakkına sahip olur (II. öncül doğru). Hisse senedi bazlı risk yoğunlaşmasını engellemek amacıyla uygulanan limit ise tek bir şirketin pay senedinde tüm müşterilerin toplamı için özsermayenin %25’i değil, %50’si olarak sınırlandırılmıştır (III. öncül yanlış). Bu nedenle yalnızca I ve II numaralı öncüller doğrudur.


Soru 20
Sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde kredili menkul kıymet işlemlerinde uygulanan özkaynak tamamlama bildirimi ve kredinin erken muacceliyet durumlarına ilişkin aşağıda yer alan ifadelerden hangisi tamamen doğrudur?

A) Piyasa hareketleri sonucunda özkaynak oranı %50’nin altına düşen müşteriler için kurumun yeni alım veya satım emirlerini kabul etme yetkisi devam eder.
B) Özkaynak açığı oluşan bir müşterinin bu açığı kapatabilmesi amacıyla mevzuat uyarınca kendisine tanınan yasal süre, bildirim tarihinden itibaren her koşulda mutlak olarak üç iş günüdür.
C) Kredili işleme veya krediye konu olan sermaye piyasası aracının borsa listesinden çıkarılması durumunda, yatırım kuruluşu yasal kredi vadesinin sonuna kadar beklemekle yükümlüdür.
D) Özkaynak tamamlama bildirimi yapılan bir yatırımcının hesaptaki açığı tamamen kapatılıncaya kadar, kurum tarafından kendisinin yeni alım veya açığa satış işlemlerindeki yeni satım emirleri kesinlikle uygulanmaz.
E) Özkaynak tamamlama bildirimine rağmen yasal süresi içinde teminat açığını kapatmayan müşterilerin hesaplarındaki pozisyonları kapatma veya varlıkları satma yetkisi sadece mahkeme kararıyla aracı kuruma verilebilir.

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: D)

Açıklamalı Çözüm: Sermaye piyasası düzenlemelerine göre özkaynak oranının yasal sınırın altına düşmesi durumunda aracı kurum hem kendi riskini hem de piyasa istikrarını korumak adına kısıtlayıcı önlemler alır. Özkaynak tamamlama bildirimi alan bir müşterinin hesabındaki mevcut açık tamamen ortadan kaldırılana kadar, ilgili hesap üzerinden yeni bir alım emri veya açığa satış operasyonlarında yeni bir satım emri yürütülemez. Diğer seçeneklerin hatalı olma nedenleri ise şu şekildedir: A seçeneğinde, bildirim yapılmasını gerektiren yasal özkaynak eşiği %50 değil %35’tir. B seçeneğinde yasal süre iki iş günüdür ve çerçeve sözleşmede daha kısa bir süre belirlenmişse o süre esas alınır. C seçeneğinde varlığın borsa listesinden çıkarılması krediyi doğrudan muaccel (vadesi dolmuş) hale getirir. E seçeneğinde ise süresinde tamamlanmayan açıklar için kurumun pozisyonları doğrudan kapatma ve varlıkları satarak alacağını tahsil etme yetkisi yasal olarak mevcuttur.


Soru 21
Bir sermaye piyasası aracı ihraççısının yönetim kurulu üyeleri, üst düzey çalışanları, sermayede %10 veya daha fazla paya sahip ortakları ile bunların eşleri ve velayeti altındaki çocuklarının, ilgili şirketin sermaye piyasası araçlarında açığa satış işlemi yapmasının kanunen tamamen yasaklanmasının temel gerekçesi ve bu işlemlerdeki spekülasyonu önleyen fiyat mekanizmasıyla ilgili aşağıda yapılan eşleştirmelerden hangisi en mantıklıdır?

A) İşlem Hacmini Artırma – Sabit Fiyat Kuralı
B) İçsel Bilgilere Erişimi Engelleme / Şirket Kontrol Gücü – Yukarı Adım Kuralı (Fiyat Sınırı)
C) Likidite Sağlama – Serbest Fiyatlama Rejimi
D) Kamuyu Aydınlatma Yükümlülüğü – Taban Fiyat Uygulaması
E) Finansal Kaldıraç Oranını Düşürme – Kapanış Seansı Kısıtlaması

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: B)

Açıklamalı Çözüm: Sermaye piyasası mevzuatında ihraççı şirketlerin karar mekanizmasında yer alan, ortaklık yapısında kontrol gücü (%10 ve üzeri pay) bulunan aktörlerin ve yakınlarının açığa satış yapması mutlak olarak yasaklanmıştır. Bu yasağın temel gerekçesi, söz konusu kişilerin içsel bilgilere (içeriden öğrenilen bilgilere) erişim avantajına sahip olması ve şirket hisseleri üzerinde doğrudan kontrol/yönlendirme gücünü elinde bulundurmasıdır. Öte yandan, piyasadaki genel açığa satış işlemlerinin fiyatı aşağı yönlü baskılamasını engellemek adına uygulanan spekülasyon önleyici mekanizma ise yukarı adım kuralı (işlemin en son fiyattan daha yüksek bir fiyattan yapılması, son fiyat yükselmişse eşit olması) olarak adlandırılır. Bu nedenle doğru eşleştirme B seçeneğidir.


Soru 22
Son 3 ay içinde 2 defadan fazla takas yükümlülüğünü veya özkaynak tamamlama zorunluluğunu süresinde yerine getirmeyerek temerrüde düşen bir yatırımcı hakkında işletilecek yasal süreçteki kurumsal bildirim yükümlülükleri ve yaptırım süreleri aşağıdakilerin hangisinde doğru bir kronolojik sıra ve vadelerle verilmiştir?

A) SPK’ya bildirim (2 iş günü) ➡️ Tüm piyasada emir yasağı (6 ay)
B) Borsaya bildirim (2 iş günü) ➡️ Tüm piyasada emir yasağı (6 ay)
C) Takasbank’a bildirim (Aynı gün) ➡️ Sadece ilgili kurumda kredili işlem yasağı (1 yıl)
D) Borsaya bildirim (7 iş günü) ➡️ Tüm piyasada sadece alım emirleri yasağı (3 ay)
E) SPK’ya bildirim (Aynı gün) ➡️ Sadece türev piyasalarda pozisyon kapatma yasağı (6 ay)

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: B)

Açıklamalı Çözüm: Sermaye piyasalarında takas disiplininin korunması amacıyla mükerrer ihlal yapan riskli müşterilere yönelik yaptırım süreci iki aşamalı ve kesin vadelerle yapılandırılmıştır. İlk aşamada, son üç ay içinde ikiden fazla temerrüde düşerek yasal kriterleri ihlal eden müşteriler, aracı kurumlar tarafından durumun netleştiği tarihten itibaren en geç iki iş günü içinde Borsaya (Borsa İstanbul) rapor edilmek zorundadır. İkinci aşamada ise Borsaya ismi bildirilen bu riskli yatırımcıların hem alım hem de satım yönündeki tüm emirleri, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren altı ay boyunca piyasadaki hiçbir yatırım kuruluşu tarafından kabul edilemez. Bu kurumsal işleyişi ve süreleri tam olarak yansıtan kronolojik akış B seçeneğinde verilmiştir.


Soru 23
Kitle fonlaması faaliyetlerine aracılık etmek amacıyla yeni kurulan bir anonim ortaklığın Sermaye Piyasası Kurulu listesine kabul edilebilmesi ve yasal olarak faaliyetlerine başlayabilmesi sürecinde aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi mevzuata uygun bir kurumsal yapı veya operasyonel hak sağlar?

A) Ortaklık yapısını temsil eden payların bir kısmının nama, bir kısmının ise hamiline yazılı olarak karma şekilde ihraç edilmesi
B) Platformun resmi ticaret unvanında yasal zorunluluk gereği “Kitle Fonlama Platformu” ibaresine açıkça yer verilmesi
C) Şirket esas sözleşmesinde ana faaliyet konusu kitle fonlaması olarak kalmak şartıyla yan faaliyet alanı olarak gayrimenkul ticareti maddesinin eklenmesi
D) Kurul listesine alınmayı takip eden ilk 2 yıl boyunca, asgari sermaye yükümlülüğünün 15.000.000 TL sınırının iki katı olarak uygulanması
E) Hızlı karar mekanizması oluşturulması adına yönetim kurulunun asgari 2 üyeden oluşacak şekilde yapılandırılması

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: B)

Açıklamalı Çözüm: Kitle Fonlaması Tebliği uyarınca bu alanda faaliyet gösterecek kurumların kurumsal kimlik şeffaflığı büyük önem taşımaktadır. Kanun koyucu, yatırımcıların yanılmasını önlemek amacıyla kurulan şirketin resmi ticaret unvanında “Kitle Fonlama Platformu” ibaresinin bulunmasını zorunlu kılmıştır. Diğer seçeneklerin mevzuata aykırı olma nedenleri ise şu şekildedir: A seçeneğinde şirket paylarının tamamının nama yazılı olması şarttır. C seçeneğinde platformlar münhasıran yani sadece bu faaliyeti yürütebilir, başka bir ticari alanda bulunamazlar. D seçeneğinde asgari sermaye olan 15.000.000 TL sınırı, ilk iki yıl boyunca iki katı değil tam tersine yarı oranında (esneklikle) uygulanır. E seçeneğinde ise yönetim kurulunun en az üç üyeden oluşması yasal bir zorunluluktur.


Soru 24
Kitle Fonlaması Tebliği hükümleri uyarınca platformlar nezdinde oluşturulması zorunlu olan yatırım komitesinin yapısı, üyelik şartları ve borçlanmaya dayalı fonlamaya ilişkin ek kriterlerle ilgili olarak aşağıda yer alan ifadelerden hangisi tamamen doğrudur?

A) Yatırım komitesi üyelerinin tamamının platformun yönetim kurulu üyeleri arasından seçilmesi ve komitenin bağımsız yapısının korunması amacıyla en az beş kişiden oluşması yasal bir zorunluluktur.
B) Borçlanmaya dayalı kitle fonlaması yürütecek platformların yatırım komitesinde, genel şartlara ilave olarak en az bir üyenin Kredi Derecelendirme Lisansına sahip olması şart koşulmuştur.
C) Genel yatırım komitesi üyelerinin en az birinin Sermaye Piyasası Faaliyetleri Düzey 1 Lisansına sahip olması, projelerin halka arz süreçlerini değerlendirebilmesi adına mevzuat açısından yeterlidir.
D) Borçlanmaya dayalı fonlama süreçlerinde risk analizi yapılabilmesi için komite üyelerinin tamamının hukuk, insan kaynakları veya kamu yönetimi alanlarında en az on yıl mesleki tecrübeye sahip olması gerekir.
E) Yatırım komitesinde yer alacak üyelerin adli sicil ve dürüstlük gibi kişisel itibar şartları açısından herhangi bir yasal denetime tabi tutulması zorunluluğu bulunmaz.

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: B)

Açıklamalı Çözüm: Kitle Fonlaması Tebliği uyarınca platformların oluşturacağı yatırım komitesi en az üç üyeden meydana gelir ve bu üyelerin belirli lisans ve tecrübe şartlarını taşıması gerekir. Eğer platform borçlanmaya dayalı bir fon toplama faaliyeti yürütecekse, risklerin daha sağlıklı analiz edilmesi amacıyla ek bir zorunluluk devreye girer. Bu doğrultuda, genel komite kriterlerine ek olarak yatırım komitesi üyelerinden en az bir tanesinin mutlaka Kredi Derecelendirme Lisansına sahip olması yasal olarak şart koşulmuştur. Diğer seçeneklerin hatalı olma nedenleri ise şu şekildedir: A seçeneğinde komite en az üç kişiden oluşur ve üyelerin tamamının değil, sadece en az birinin yönetim kurulu üyesi olması zorunludur. C seçeneğinde aranan lisans Düzey 1 değil, Sermaye Piyasası Faaliyetleri Düzey 3 Lisansıdır. D seçeneğinde borçlanmaya dayalı fonlamada üyelerin çoğunluğunun istatistik, risk yönetimi, finansal analiz, kredi derecelendirme veya şirket değerlemesi gibi teknik alanlarda tecrübeli olması gerekir. E seçeneğinde ise tüm üyelerin aracı kurum kurucularında aranan adli sicil ve itibar şartlarını taşıması zorunludur.


Soru 25
Bir yatırım kuruluşunun fiziksel olarak bir araya gelmeden müşteri edinebilmesini düzenleyen Uzaktan Kimlik Tespiti Tebliği kapsamında gerçekleştirilecek teknik, görsel ve sözleşme süreçleriyle ilgili;

I. Görüntülü görüşmenin gerçek zamanlı ve kesintisiz yapılması zorunludur.
II. Kimlik tahrifatı veya sahteciliğini önlemek amacıyla yapılan Kimlik Paylaşım Sistemi (KPS) sorgulamaları ve makine tarafından okunabilir alan (MRZ) kontrolleri anlık olarak yürütülür.
III. Müşterinin elektronik sözleşmeyi onaylarken kullanacağı kriptografik özel anahtar, sistemin genel siber güvenlik havuzundan atanan geçici ve ortak bir şifreleme kodundan oluşur.

yukarıda yer alan ifadelerden hangileri doğrudur?

A) Yalnız I
B) I ve II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III

Cevabı görmek için tıklayın
✅ Doğru Cevap: B)

Açıklamalı Çözüm: Uzaktan kimlik tespiti süreçlerinde siber riskleri minimize etmek ve veri bütünlüğünü korumak amacıyla çok sıkı teknolojik kriterler getirilmiştir. Kimlik tespiti operasyonunun temelini oluşturan görüntülü görüşme uygulamasının online, eş zamanlı ve hiçbir kesinti barındırmayacak şekilde uçtan uca şifreli yürütülmesi yasal bir gerekliliktir (I. öncül doğru). Doğrulama aşamasında ise ibraz edilen belgenin karakter özellikleri incelenirken, belgedeki verilerin İçişleri Bakanlığı KPS altyapısı ve makine tarafından okunabilir alan (MRZ) ile anlık olarak eşleştirilmesi sahtecilik filtreleri için zorunludur (II. öncül doğru). Müşterinin mesafeli sözleşmeyi kurarken yasal irade beyanını sisteme iletmesini sağlayan kriptografik özel anahtarın ise ortak bir havuzdan üretilmesi tamamen yasak olup, doğrudan ve münhasıran o müşterinin kendisine özgü olarak üretilmiş ve tahsis edilmiş olması şarttır (III. öncül yanlış). Bu nedenle doğru yanıt I ve II numaralı öncülleri içeren B seçeneğidir.

Yorum Ekle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
SPL – Sermaye Piyasası Araçları 1 – Ders Notları
28 Mayıs 2026

SPL – Sermaye Piyasası Araçları 1 – Ders Notları

SPL – Yatırım Kuruluşları – Deneme Sınavı

Bu Yazıyı Paylaş

Bize Ulaşın Bildirimler
1